Aşırı hava olayları, erozyon ve şiddetli kuraklık dünya genelinde kentleri olumsuz etkilemeye devam ederken; yerel ve bölgesel yönetimler, 17-28 Ağustos 2026 tarihlerinde Moğolistan’ın Ulan Batur kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 17. Taraflar Konferansı’nda (UNCCD COP17) odak noktası oldu. MEWA bölgesini temsil eden Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA), iklim tehditlerine karşı belediye stratejilerini geliştirmeyi amaçlayan oturumlara aktif olarak katılarak uluslararası kuruluşları yerel yönetimleri doğrudan yetkilendirmeye çağırdı.
“İklim Değişikliği Bağlamında İnsan Yerleşimlerinin Hidrometeorolojik Afetlere Karşı Dirençliliğin Güçlendirilmesi” başlıklı oturumda önemli bir konuşma yapan UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, kırılgan grupları korumak için tek başına altyapının yeterli olmadığını vurgulayarak; kentlerin hidrometeorolojik afetlere karşı direncinin sadece altyapı yoluyla inşa edilemeyeceğini, bunun yerel bilgi, erken uyarı sistemleri ve güçlü bir çok düzeyli yönetişim gerektirdiğini belirtti. Dr. Duman, yerel ve bölgesel yönetimlerin iklim afetlerinin tam en ön cephesinde yer aldığını; MEWA bölgesi genelinde kötüleşen ani su baskınlarına, uzun süren kuraklıklara ve aşırı hava olaylarına karşı hızlı hareket edebilmek için gerekli politika araçları, yasal yetkiler ve mali kaynaklarla donatılmaları gerektiğini vurgularken, UCLG-MEWA’nın bölgesel iş birliğini ve afet riskini azaltma çalışmalarını güçlendirme kararlılığını yineledi.
İklim direncine ilişkin tartışmalar; UN-Habitat’ın Ambition Loop, ICLEI ve UCLG dâhil olmak üzere ortaklarıyla birlikte yönettiği “Akışlardan Eyleme: Arazi ve İnsanlar İçin Kent-Kır Bağlantılarının Yönetimi” paneli sırasında bölgesel bağlantısallık boyutuna taşındı. Panelde, kırsal hinterlandından kopuk bir kentin sürdürülebilir olamayacağını belirten Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, kentlerin çevresindeki kırsal ekosistemlere olan kritik bağımlılığına dikkat çekti. Başkan Kul, Terme’nin yerel kalkınma stratejilerinin aktif kent-kır bağlantılarına nasıl öncelik verdiğini açıklayarak, su ve arazi yönetimi politikalarının hem kent merkezlerini hem de tarımsal çevreleri eş zamanlı olarak desteklemesini sağladıklarını ifade etti.
“İklim Değişikliği Riskleriyle Mücadelede Yerel Yönetim Stratejileri” başlıklı paralel oturumda ise delegeler; Konya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Doç. Dr. Serdar Koyuncu, Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ) Genel Müdürü Sinan Sineoğlu, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ve UCLG-MEWA Genel Koordinatörü Yehia Ibrahim, arazi bozulumu, heyelan ve sel riskleriyle mücadeleye yönelik uygulanabilir adımları ele aldı. Konuşmacılar yerel deneyimlerini paylaşırken; modern belediye planlamasının, iklim yatırımlarının ve altyapının bilimsel verileri ve ulusal karar destek mekanizmalarını doğrudan entegre etmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, iklime dirençli ve sürdürülebilir kentler inşa etmenin; yerel yönetimler, ulusal kurumlar, şehir ağları ve uluslararası ortaklar arasındaki güçlü iş birliğiyle desteklenen su, arazi, doğal ekosistemler ve kentsel gelişimin entegre yönetimini gerektirdiğini vurguladılar

